KALÇA KIRIKLARI



 

 

Kalça eklemini ilgilendiren kırıklara kalça kırıkları denmektedir. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla görülür. Yaşlılık, kemik yoğunluğunda azalma, onkolojik hastalıklar, nörolojik hastalıklar, görme bozuklukları, beslenme bozuklukları, fiziksel aktivitede azalma bu kırıkların oluşmasında hazırlayıcı etkendir. Kalça kırığı; tek bir şekilde görülen kırığı ifade etmeyip farklı birçok kırık tipine verilen ortak ad olarak düşünülmelidir. Ortopedide en sık görülen kalça kırıkları; femur (uyluk) kemiğinin boyun ve boyna yakın kısmında görülen kırıklarıdır. Genç bir insanda bu bölgede kırık oluşması için çok yüksek enerjili bir travma olmalıdır (yüksekten düşme, trafik kazası gibi). Bunun sebebi bu bölgedeki kemik yapının çok sağlam olmasıdır. Femuru (uyluk) kalçaya bağlayan bölgedeki kemiğin yapısı binen yükü karşılamak üzere özelleşip çok güçlenmiştir.

Kemik bilindiği gibi vücudumuzun canlı dokularından biridir. Genç insanlarda kemik yapımı ve yıkımı hormonal mekanizmalarla kontrol altında ve dengede tutulmaktadır. Yaşlılıkta, özellikle de bayanlarda menapoz sonrasında bu dengede bozulmalar olmaya başlar. Zaman içerisinde çok güçlü olan kemik yapısı zayıflamaya ve ufak bir travmaya dayanamayacak kadar güçsüzleşmeye başlar. İşte bu sebepten dolayı kalça kırıklarına çok sık rastlamaktayız.

Kalça kırıklarının çok az bir kısmı dışındakiler ameliyat ile tedavi edilir. Tedavi şekli ise hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Tedaviyi iki esasta inceleyebiliriz.

  1. Kalça kırığının onarılarak kaynatılmasına yönelik tedaviler,
  2. Kalça eklemine protez uygulanmasına yönelik tedaviler.

Her iki yöntemde de farklı alt gruplar bulunmaktadır. Şimdi ana tedavi yöntemleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olalım.

Kalça Kırığının Onarılarak Kaynatılmasına Yönelik Tedaviler
Burada amaç kırığı özel çiviler, plaklar ve vidalar ile onarmaktır. Bu tedavi şeklinin avantajları ve dezavantajları mevcuttur. Avantajları arasında en önemlisi hastanın kendi kemiğinin kullanılıyor olmasıdır. Kaynamama durumunda ya da gelişebilecek diğer komplikasyonlarda kurtarıcı girişimler daha rahat uygulanabilir. Örneğin kaynama olmamış, koyulan çivilerin kırılmış olduğu vakalarda protez tedavisi yapabilme seçeneği bulunmaktadır. Ameliyat bazı özel durumlar haricinde daha az kanamalı seyretmektedir. Cerrahi tedavilerde görülen Akciğer Embolisi ve Yağ Embolisi gibi komplikasyonlar daha az görülmektedir. Ancak bu yöntemin belki de en önemli dezavantajı kemik kaynayana kadar hastalara tam yük verilememesidir. Zira dışardan koyulan malzemeler kemik kaynayana dek vücut ağırlığına tek başına karşı koyamazlar. Ne zaman ki kaynama gerçekleşir ve kemik görevi devralır o zaman hastalara tam yük vermeleri söylenir. Göreceli daha genç, bilinçli, kemik kalitesi daha iyi, ameliyat sonrası dönemde uyumu daha iyi olacağı düşünülen hastalarda ortopedistler daha çok kırığı onarmayı tercih ederler.

Kalça Eklemine Protez Uygulanan Tedaviler
Bu yöntemde kırılan kısım vücuttan çıkartılır. Fabrikasyon bir protez uyluk kemiğine yerleştirilir. Ameliyat sonrasında hasta kısa sürede ayağa kaldırılıp tam yük verdirilip yürütülmeye başlanır. Hastanın erken dönemde yürütülmesi, kaynamama riskinin olmaması bu tedavi şeklinin avantajıdır. Ancak bu ameliyat genelde daha kanamalı olur. Genelde ortopedistler mevcut kemik kalitesi zayıf, Parkinson gibi kontrollü yük vermenin zor olduğu, kaynama potansiyelinin az olduğu hastalarda protez uygulamasını tercih ederler. Genel durumu kötü, ikinci bir ameliyat için çok fazla riski olan hastalarda da protez uygun bir seçenektir. Protez uygulandıktan sonra protezin eklemden çıkma riski olduğundan bazı hareketler hekim tarafından yasaklanır. Hastaların oturur pozisyondan daha çok kalçalarını bükmemeleri, bacak bacak üstüne atmamaları, alaturka tuvalete oturmamaları gerekmektedir.

Kalça kırıklarının tedavisinde uygun tedaviyi uygun hastaya bir an evvel yapmak gerekmektedir. Kalça kırıkları genelde yaşlı nüfusu ilgilendirdiği için hastalarda Kalp Yetersizliği, Diabetes Mellitus (Şekerli Diyabet), Hipertansiyon, Böbrek Hastalığı, Karaciğer Hastalığı gibi sistemik hastalıklar da bulunmaktadır. Bundan dolayı tedavisi bir takım riskleri de beraberinde getirmektedir. Tedavide ortopedistlerin amacı tüm bu faktörleri göz önüne alarak en uygun tedavi şeklini hastalara uygulayabilmektir.